KÜLTÜR

Filistin – Mescid-İ Aksa – Doğu Türkistan

FİLİSTİN – MESCİD-İ AKSA – DOĞU TÜRKİSTAN Son on gündür bizim gündemimiz Filistin ve dolayısıyla Mescid-i Aksa’dır. Zalim İsrail yönetiminin, yine bir ramazan ayında, Kadir gecesinde başlattığı saldırı ve zulüm..

Filistin – Mescid-İ Aksa – Doğu Türkistan

FİLİSTİN – MESCİD-İ AKSA – DOĞU TÜRKİSTAN

Son on gündür bizim gündemimiz Filistin ve dolayısıyla Mescid-i Aksa’dır. Zalim İsrail yönetiminin, yine bir ramazan ayında, Kadir gecesinde başlattığı saldırı ve zulüm karşısında ilk tepki her zaman ki gibi Türk Devletinden ve Türk Milletinden gelmiştir. Buna paralel olarak gerek sosyal medyada ve gerek bire bir sohbetlerde ne yazık ki şöyle bir durumla karşılaşmaktayız. Belli bir kesim, ısrarla oh olsun, onlar bize ihanet etti. Onlar bize karşı Ermenistan’ı  ve Yunanaistan’ı  , destekledi dediler. İşte bu durum bizi ziyadesiyle çok derinden üzmüştür.

Devlet yöneticilerinin yaptığı hatalar, o devletin halkının üzerine yüklenemez. Eğer öyle olsaydı;

  • 1950’lilerde Cezayir’in bağımsızlığını engelleyen,
  • Fas ve Tunus’a karşı Fransa’nın yanında yer alan,
  • Meşhur Boraltan Köprüsü utancı,
  • Irak’a teslim edilerek kurşuna dizilen, idam edilen Türkmen kardeşlerimiz,
  • Rusya’ya teslim edilen ve teslim edilmek için gönderilirken, yönetimin elinden alınan Çeçen kardeşlerimiz ve Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun bu hususta özel gayreti,
  • Çin’e iade edilen Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz,
  • Mısır’a iade edilip öldürülen kardeşlerimiz,

Türk Dünyasının son Başbuğu rahmetli  Alparslan Türkeş’in, özellikle başta Doğu Türkistan olmak üzere, Kırım, Irak Türkmenleri, Filistin davasının gündemde tutulması, Azarbeycan ve Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlığı için yetiştirdiği evlatlarıyla yapmış olduğu hizmetler hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Cezayir’in ilk Cumhurbaşkanı Ahmet Bin Bella, Türkiye’nin BM’de Fransa lehine oy kullanması konusunda çok büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını, Türklerin mücadelesini desteklediklerini, kendilerinin de aynı mücadeleyi verdikleri bu dönemde Müslüman bir ülkeden beklentilerinin bu olmadığını, ama Türkiye sevgisinin oylamadaki olumsuzluğa rağmen kaybolmadığını belirtmiştir. Cezayir’in ikinci Cumhurbaşkanı Bumedyen ise iktidardaki ilk günlerinde yaptığı açıklamalarda Türkiye’ye dargın ve kızgın olduklarını, Türkiye’nin hep Fransa’nın yanında yer aldığını, BM’de Türkiye’den çok çektiklerini, oysa Türkiye’nin Müslüman bir ülke olduğunu, üstelik Cezayir’e üç yüz sene hükmettiğini ama mücadelede kendilerini desteklemediğini belirtmiştir.

1945 yılında, Türkiye’ye sığınan 195 Azerbaycan Türk’ü subay kardeşlerimiz, Sovyetlerin Mütekabiliyet isteği üzerine Boraltan Köprüsü üzerinden iade edilmiş ve sınırın  karşısında gözler önünde şehit edilmiştir. İşte o meşhur Boraltan Ağıdından bir alıntı;

“Boraltan bir köprü, aşar geçer aras’ı
Yunsalar da suyuyla, çıkmaz yüzün karası
Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni
Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni
Döndüm geri de sordum, paşasına erine
Beni siz vursaydınız şu moskof’un yerine

Bayrakta uldızımız ayımız.
Nerden çıktı bu imansız gayrılık.
Ben ne diyen bu vefasız dağlara,
Öz gardaşı dönek olan bu ağlara… ”

Ve şimdi derin derin düşünelim. Çok kısa olarak ele aldığımız tarihimizin utancı hadiseler karşısında devleti idare edenlerin utancının vebalini Büyük Türk Milleti’mi çekmeli. Bu hadiselerin hangisinden bizlerin haberi vardı. Daha dün, Rus’a iade edilmek üzere havaalanına götürülen Çeçen kardeşlerimize Muhsin Yazıcıoğlu yetişmeseydi yeni bir Boraltan Ağıdı yakılacaktı.

Ama Büyük Türk Milleti tarihinin kendisine emanet ve miras bıraktığı mazinin sorumluluğu gereği, her zaman mazlumun yanında yer almıştır, yer almaya devam edecektir.

Ve Filistin. Filstinliler, Filistin yönetimi. Mescid-i Aksa.

İsra Suresi 1. Ayette şanı yüce Rabbimiz şöyle buruyor:  Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.

Evet Rabbimizin çevresini mübarek kıldığı belde. Mescid-i Aksa.

Filisttin yönetimi ve Arap devletlerinin idarecileri Osmanlı Devletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine yıllarca ihanet içerisinde olmuşlardır. Özellikle filistin yönetimi yıllarca, Türkiye’de aşırı sol örgütleri eğiterek, ülkemizde yıllarca terör olaylarını desteklemiştir. Yıllarca bizim devlet ve millet olarak Filistin’in yanında yer almamıza rağmen, o yönetim hep bizim düşmanlarımızın safında yer almıştır.

Ama Filistin halkının Türk Devletine ve Türk halkına olan sevgisini biliyoruz. Her şiddet olayında, Filistinli kardeşlerimizin Türk Bayraklarıyla eylem yapması, şehit olanların üzerine bayrağımızı örtmeleri, Mescid-i Aksa’ya  Türk Bayrağı asmaları. Filistin yönetimi ile Filistin halkının aynı düşüncede olmadığını gösteriyor.

Ayrıca  Filistin yönetimi ayrıdır. Lanet olası Yahudiler tarafından işgal edilen Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmak ayrı bir meseledir. Müslümanlar için üç kutsal şehir vardır. Bunlar Mekke, Medine ve Kudüs’dür. Hz. Peygamber; “Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mekke’deki Mescidu’l-Haram’a, Medine’deki benim bu mescidime ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya.” buyurmuştur. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın Kudüs şehrinde bulunması, bu şehrin tüm Müslümanlar için  kutsallığını açıkça ifade eder. Mescid-i Aksa bütün müslümanların namusudur.

Ve Doğu Türkistan. Kanayan ayrı bir yaramız. Türk Milleti, Doğu Türkistanlı, Uygur kardeşlerimizin yanında her zaman yer alırken, ne yazık ki Devlet Ricalinin, Filistin’e gösterdiği gayretin  onda birini dahi göstermemesi, bir çifte standart, utanmazlık, aymazlık, iki yüzlülüktür.

Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin feryadına, 3 maymunları değil, 333 maymunun oynanması, sessiz kalınması, hatta bu kardeşlerimizi rencide edici davranışların bulunması bizim kara bir lekemizdir. İsrail’e,  Abd’ye gösterilen tepkinin birazı, bu kardeşlerimiz için Çin’e neden gösterilmiyor?

Abd’den, israil’den korkmayan cesur açıklamalara Çin neden dahil edilmiyor?

Stk’lar, Filistin’e verdiği desteği neden Doğu Türkistan’a vermiyor?.

Bu kardeşlerimiz bu feryatta haklıdır.

Hükümetin, Filistin ile ilgili her türlü gayreti takdirle desteklenirken, bu demek değildir ki, yanlışları söylemeyeceğiz, hataları dile getirmeyeceğiz.

Bu vesile ile; Allahu Teala bütün mazlumlara hürriyet nasip etsin ve bu uğurda Türk Milletini yeniden memur etsin, duası ile selametle kalın.

 

YORUMLAR (1)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL